Mahmut Doğan | Dijital Portföy
Mahmut Doğan | Dijital Portföy
ormanya 9

Ormanya Kamp Deneyimimiz: Ailece Güvenli ve Konforlu Bir Gece

Bazen insanın gerçekten ihtiyacı olan şey uzun bir tatil değil, sadece bir gece şehirden uzaklaşmak oluyor. Bizim Ormanya planı da tam olarak böyleydi. Ben tek gittim. Yanımda arkadaşım, onun ablası, eniştesi ve yeğenleri vardı. Yani kalabalık bir arkadaş grubu gibi değil, daha çok aile ortamı olan bir kamp oldu. Açıkçası bu da deneyimi daha huzurlu hale getirdi.

Ormanya’ya gitmeden önce aklımda klasik sorular vardı. Ortam rahat olur mu, gece güven verir mi, çocuklarla zor olur mu diye düşündüm. Ama orada bir gece geçirdikten sonra şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Biz memnun kaldık. Özellikle çocuklu bir aileyle gidildiğinde insan daha dikkatli bakıyor bazı şeylere. O yüzden “güzel yerdi” demekten çok, gerçekten rahat hissettik demek daha doğru olur.

En sevdiğim taraflardan biri, kamp alanının insanı germeyen bir yapıda olmasıydı. Çok karmaşık bir ortam yoktu. Herkes kendi halinde vakit geçiriyordu. Biz de akşam saatlerinde birlikte oturduk, sohbet ettik, çocuklar vakit geçirdi, sonra herkes kendi çadırına çekildi. Bu düzen bence kampı daha keyifli hale getiriyor. Hem birlikte zaman geçiriyorsun hem de herkesin kendi alanı oluyor.

Bir diğer önemli konu da temel ihtiyaçlardı. Elektrik, su ve tuvalet gibi alanların ücretsiz olması ciddi anlamda rahatlık sağladı. Kamp yaparken insan doğanın içinde olmayı seviyor ama işin gerçeği şu: Özellikle çocuklar varsa bu detaylar daha da önemli hale geliyor. Ormanya’da bu anlamda zorluk yaşatmayan bir ortam vardı. Bu da ister istemez genel deneyimi olumlu etkiliyor.

Gece kısmı da düşündüğüm kadar yorucu geçmedi. Hatta tam tersine, beklediğimden daha sakin geçti. Çocuklu bir aileyle olunca bazen ortamın daha hareketli olacağını düşünebilirsin ama bizde öyle olmadı. Her şey kendi akışında ilerledi. O yüzden Ormanya bana sadece kamp yapılacak bir yer gibi değil, aynı zamanda aileyle gidildiğinde de insanı yormayan bir alan gibi geldi.

Sabah uyandığımızda işin en güzel tarafı başladı diyebilirim. Bir gece çadırda kalınca sabahın havası başka oluyor. Hele etraf yeşilse ve şehir gürültüsü yoksa, insan daha farklı uyanıyor. Kahvaltıdan sonra Ormanya’yı gezdik. Bence burayı güzel yapan şey sadece gece kamp atmak değil, ertesi gün o doğallığın içinde zaman geçirmek. Çocuklar için de ayrı güzel oluyor çünkü onlar açısından bu sadece gezi değil, küçük bir macera gibi.

Ormanya’yı gezerken şunu düşündüm: Burası çok büyük beklentilerle gidilecek bir yer değil ama doğru beklentiyle gidince gerçekten keyif veriyor. Daha çok doğada vakit geçirmek, biraz nefes almak, bir gece farklı bir ortamda kalmak isteyenler için uygun. Bizim deneyimimiz de tam olarak böyle geçti. Gösterişli bir şey yaşamadık ama güzel vakit geçirdik.

Benim açımdan bu kampın en iyi tarafı, yorucu olmadan güzel geçmesiydi. Çünkü bazen kamp planları fotoğrafta çok güzel görünür ama işin içine girince insanı fazla uğraştırır. Burada o hissi yaşamadım. Bir gece kaldık, rahat ettik, sabah çevreyi gezdik ve güzel bir anıyla döndük. Zaten bazen en iyi planlar çok büyük olanlar değil, tadında kalanlar oluyor.

Bir de şunu söyleyebilirim: Çocuklu aileyle gidince bir yerin gerçek yüzü daha çabuk ortaya çıkıyor. Çünkü çocuk varsa herkes daha dikkatli oluyor; tuvalet önemli oluyor, güven hissi önemli oluyor, ortamın düzeni önemli oluyor. Ormanya bu açıdan içimize sinen bir yer oldu. Arkadaşımın ablası ve eniştesiyle birlikte, çocukların da olduğu bir ortamda rahat hissetmemiz bence en önemli noktaydı.

Kısacası Ormanya’da geçirdiğim o bir gece, beklentimin altında kalmadı. Ben tek gittim ama arkadaşım ve ailesiyle birlikte olduğum için ortam daha samimi geçti. Hem kamp yaptık hem ertesi gün etrafı keşfettik. En önemlisi de rahat ettik. Bazen bir yerden memnun kalmak için çok büyük şeyler yaşamaya gerek olmuyor. Güvenli, düzenli ve huzurlu hissetmek yetiyor.

Ormanya da bende tam olarak böyle bir iz bıraktı.