Mahmut Doğan | Dijital Portföy
Mahmut Doğan | Dijital Portföy
1

British Museum Gezi Rehberi: Londra’da En Etkilendiğim Yerlerden Biri

Londra gezimde en merak ettiğim yerlerden biri British Museum’du. Açıkçası gitmeden önce çok fazla övüldüğünü duymuştum ama yine de bu kadar etkileneceğimi düşünmüyordum. İçeri adım attıktan sonra neden bu kadar ünlü olduğunu çok daha iyi anladım. Burası sadece bir müze değil, resmen farklı medeniyetler arasında dolaşıyormuşsun gibi hissettiren çok özel bir yer.

Ben tarihi yerleri gezmeyi zaten seviyorum ama British Museum’un havası gerçekten farklı geldi. Bir yandan devasa salonlar, bir yandan binlerce yıllık eserler… Her bölümde insan biraz daha meraklanıyor. “Acaba bir sonraki salonda ne var?” diye diye fark etmeden uzun süre gezdim.

 

British Museum nerede?

British Museum, Londra’nın merkezi sayılabilecek bölgelerinden birinde yer alıyor. Ulaşım açısından da oldukça kolay bir noktada. Londra’da toplu taşımayı kullanan biri için buraya gitmek hiç zor değil. Ben de gezi planımın içine rahatça ekledim ve ulaşım konusunda hiç problem yaşamadım.

Bir de müzenin çevresi oldukça güzel. Sadece müzeye girip çıkmak değil, çevrede biraz yürümek de keyifli oluyor. Londra’nın o sakin ama karakterli havasını burada da hissediyorsunuz.

İlk izlenimim ne oldu?

Müzenin dış cephesi bile daha ilk anda insanda etki bırakıyor. O büyük sütunlu yapı gerçekten çok heybetli görünüyor. İçeri girince de aynı etki devam ediyor. Özellikle ana giriş kısmındaki geniş alan ve mimari detaylar bence çok etkileyici. Daha hiçbir eser görmeden bile “iyi ki gelmişim” hissi oluşuyor.

İçerisi oldukça büyük olduğu için ilk başta insan biraz nereden başlayacağını şaşırabiliyor. Ben de başta öyle oldum. Ama sonra kendimi akışa bıraktım ve ilgimi çeken bölümlere yöneldim. Bence burada en güzeli biraz plan yapmak ama aynı zamanda gezerken keşfetme hissini de yaşamak.

En çok hangi bölümler dikkatimi çekti?

British Museum’da beni en çok etkileyen yerlerden biri Antik Mısır bölümü oldu. Mumyaları, lahitleri ve o döneme ait eserleri yakından görmek gerçekten çok ilginçti. Kitaplarda ya da belgesellerde gördüğün şeyleri karşında görünce insan farklı hissediyor. Ben bu bölümde beklediğimden daha fazla vakit geçirdim.

Bir diğer dikkatimi çeken eser de tabii ki Rosetta Taşı oldu. British Museum denince zaten en çok adı geçen eserlerden biri bu. Önünde kalabalık vardı ama yine de yakından görmek güzeldi. Tarihte bu kadar önemli bir parçayı karşında görmek insana farklı bir his veriyor.

Yunan ve Roma eserlerinin olduğu alanlar da oldukça etkileyiciydi. Heykellerin detayları, taş işçiliği ve eserlerin büyüklüğü gerçekten insanı hayran bırakıyor. Sadece sanat açısından değil, geçmişte insanların neler ürettiğini görmek açısından da çok etkileyici.

British Museum ücretsiz mi?

Bence burayı daha da güzel yapan şeylerden biri genel girişin ücretsiz olması. Londra gibi pahalı bir şehirde böyle önemli bir müzeye ücretsiz girebilmek gerçekten büyük avantaj. Bu yüzden gezi planı yaparken mutlaka değerlendirilmesi gereken yerlerden biri olduğunu düşünüyorum.

Bazı özel sergiler ücretli olabiliyor ama ana bölümleri gezmek bile başlı başına yeterli geliyor. Zaten ilk kez giden biri için içeride görülecek o kadar çok şey var ki birkaç saat nasıl geçiyor anlamıyorsunuz.

British Museum kaç saatte gezilir?

Benim fikrimce burayı hızlıca geçmek büyük haksızlık olur. En azından birkaç saat ayırmak gerekiyor. Eğer her bölümü detaylı gezmek isterseniz yarım gün bile yetmeyebilir. Ben gezerken zamanın nasıl geçtiğini gerçekten anlamadım.

Bence buraya gelirken “hepsini bir anda bitireyim” mantığıyla değil de, keyif alarak gezme düşüncesiyle gelmek daha iyi. Çünkü müze çok büyük ve her şey gerçekten dikkat çekici. Bir yerden sonra insan yorulabiliyor. O yüzden rahat ayakkabı giymek de iyi bir fikir.

Gitmeyi düşünenlere küçük tavsiyem

Ben olsam sabah saatlerinde gitmeyi tercih ederim çünkü ilerleyen saatlerde kalabalık biraz daha artabiliyor. Özellikle popüler eserlerin olduğu alanlarda yoğunluk hissediliyor. Sabah daha sakin gelebilir ve eserleri daha rahat inceleyebilirsiniz.

Bir de gitmeden önce müzenin büyük olduğunu bilerek hazırlanmak gerekiyor. Eğer belirli eserleri görmek istiyorsanız önceden küçük bir liste yapmak işe yarayabilir. Yoksa içeride bir bölümden diğerine geçerken zaman çok hızlı akıyor.

Genel olarak nasıl buldum?

Kısacası British Museum benim Londra gezimde en unutamadığım yerlerden biri oldu. Sadece tarihi eserleri görmek değil, o atmosferi yaşamak da çok güzeldi. Bence Londra’ya gidip de burayı görmeden dönmek büyük eksiklik olur.

Tarihle aranız çok iyi olmasa bile yine de etkilenme ihtimaliniz yüksek. Çünkü burası klasik anlamda sıkıcı bir müze gibi gelmedi bana. Aksine, her bölümde insanın ilgisini çeken farklı bir detay çıkıyor. Ben gezerken hem çok şey gördüm hem de gerçekten keyif aldım.

Son söz

Eğer Londra’da gezilecek yerler arasında seçim yapıyorsanız, British Museum bence mutlaka listenizde olmalı. Hem merkezi konumda olması hem ücretsiz oluşu hem de gerçekten etkileyici bir koleksiyona sahip olması burayı çok özel yapıyor.